PNÖMOTORAKS NEDİR, NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Yazan: Prof.Dr.Semih Halezeroğlu

Göğüs kafesi içerisinde normal şartlarda hava bulunmaz. Herhangi bir sebeple göğüs boşuğu içerisinde hava olması durumuna pnömotoraks adı verilir.

  • Göğüs boşkuğu içinde hava toplanınca akciğerde sönme ortaya çıkar.
  • Akciğer patlaması olarak da bilinir.

Sayfanın alt bölümünde hastalar tarafından sorulan sorular ve vermiş olduğumuz yanıtları okuyabilir, sorularınız için alttaki soru bölümünü kullanabilirsiniz.

PNÖMOTORAKS NEDEN OLUR?

Pnömoraks sebepleri 3’e ayrılır

1. Kendiliğinden oluşan (spontan) pnömotoraks

  • Her ne kadar kendiliğinden olustuğu söylense de bu tip pnömotoraks`ta da akciğerde yer alan ve normal akciger grafilerinde görülmeyen küçükk baloncukların (blebler) patlaması sonucu oluşan pnomotoraks çeşididir.
  • Bu tür pnömotoraks en sık gorulen pnömotoraks çeşididir.

2. Bir hastalığa bağlı olarak ortaya çıkan (sekonder) pnömotoraks

Akciğerde mevcut olan büyük balonlar, amfizem, zatüre veya verem gibi hastalıklara bağlı olarak oluşan hasarlar sonucunda ortaya çıkan pnömotorakslardir.

3. Tibbi bir müdahale sonucu ortaya çıkan (iyatrojenik) pnömotoraks

Akciğerden iğne biyopsisi, bir kateter yerleştirilmesi veya bir batın ameliyatı sonrası gibi durumlarda göğüs boşluğu içerisine hava toplanarak bu tip pnömotoraksa sebep olabilir.

Pnömotoraksın Belirtileri Nelerdir?

Belirtileri şiddetli sırt ve göğüs ağrısı, öksürük ve nefes darlığı şeklindedir.

Ani başlayan bu tür yakınmalarda pnömotoraks şüphesi ile akciğer grafisi çekilerek teşhis edilir.

Basınçlı pnömotoraks durumunda bu yakınmalar gittikçe artarak ciddi sonuçlar doğurabilir. Hafif derecede hava birikmesi durumunda zamanla yakınmalar kendiliğnden azalabilir. Ancak, geçmesini beklemek risklidir. Doktor takibi altında bulunması gerekir.

Pnömotoraks Kimlerde Daha Sık Görülür?

Kendiliğnden oluşan (spontan) pnömotoraks daha çok uzun boylu, zayıf yapılı erkeklerde görülür. Kadınlarda erkeklere göre daha azdır. Bu konudaki ayrıntılı bilgi için lütfen tıklayınız

Pnömotoraksın Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Pnömotoraks tedavisi

  • hastanın yakınma (öksürük, nefes darlığı, sırt ve göğüs ağrıları gibi) derecesi,
  • pnömotoraksın miktarı,
  • hastada başka hastalıkların (kalp ve akciğer hastalıkları) olup olmaması,
  • daha önce pnömotoraks geçirip geçirmediği gibi durumlarla ilgilidir.

Buna göre, bazı pnömotoraks durumlarında hiçbir işlem yapılmadan hastanın sadece izlenmesi mümkün olabileceği gibi, bir enjektör ile göğüs boşluğu içerisindeki havanın çekilmesi (aspirasyon), bir dren (göğüs tüpü) takılması veya kapalı yöntemle ameliyat edilerek hastalığın giderilmesi de gerekebilir.

Bunların içerisinde en sık kullanılan yöntem sedasyon anestezisi altında ve hasta herhangi bir acı hissetmeden ince bir silikon dren yardımı ile havanın boşaltılmasıdır.

Pnömotoraksta Ameliyat Ne Zaman Gerekir?

Şu durumlardan bir tanesi varsa:

  • İkinci kez oluşan pnömotoraks,
  • Sağ ve solda birlikte ortaya çıkan pnömotoraks,
  • Akciğerde büyük balon keseleri görülmesi,
  • Dren takılmasına rağmen 5 günde iyileşmeyen durumlar,
  • Mesleki sebepler (pilotlar gibi),
  • Sağlık kuruluşuna uzak yerlerde yaşayanlarda ilk kez ortaya çıkan pnömotoraks.

Uluslararası Kaynaklar Ne Öneriyor?

Hem İngiliz (BTS) hem de Amerikan Göğüs Dernekleri (ACCP) bu konuda rehberler hazırlamıştır.

İngiliz Göğüs Hastalıkları Derneği (BRITISH THORACIC SOCITEY) tarafından hazırlanmış rehbere aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz

BTS: http://thorax.bmj.com/content/58/suppl_2/ii39.full

Pnömotoraksta Ameliyat Yöntemleri Nelerdir?

Göğüs tüpü (dren) takılması

Sedasyon anestezisi altında hastalığın olduğu tarafta 7. ve 8. kaburgalar arasından kalınlığı ortlama olarak bir kalem genişliğinde olan silikon bir dren göğüs boşluğu içerisine ilerletilir. Bu dren alt kısmında su bulunan bir şişeden oluşan steril üniteye bağlanır. Göğüs boşluğu içerisndeki hava boşalınca sönmüş olan akciğer eski haline gelir.

Açık ameliyat

Açık yöntem günümüzde çok nadiren tercih edilir. Koltuk altından yapılan 7-8cm uzunluğunda bir kesi ile 3. ve 4. kaburgalar arası bir ekartör yardımı ile açılır. Akciğerde yer alan hava kesecikleri özel yöntemle çıkartılır. Plevra denilen akciğer dış zarının üst bölümü çıkartılabilir (plörektomi) veya burada bir reaksiyon oluşturularak akciğerin yapışması sağlanır (plörodez).

Böylece akciğerin çökmesi ve göğüs boşluğu içerisinde hava toplanması önlenir. Ameliyat sonunda göğüs boşluğu içerisine bir adet dren konularak katlar anatomik planda kapatılır. Dren ameliyattan 1 veya 2 gün sonra çıkartılır.

Kapalı – Endoskopik (VATS) Pnömotoraks Ameliyatı

En çok kullanılan yöntemdir. Bu yöntemde 2 cm’lik tek bir kesiden (uniportal yöntem) göğüs boşluğu içerisine kamera ilerletilip açık yöntemde belirtilen işlemler yapılır.

Hastaya en az zarar verici operasyon yöntemidir.

Açık ameliyat yerine Tek Port VATS adı verilen bu yöntemin tercih edilmesi gerekir.

Bu yöntem sonrası ağrı daha az, ameliyat kesisi (2cm) çok daha küçük ve hastanın normal yaşama dönmesi çok daha hızlı olur.

Ameliyatın Riskleri Nelerdir?

Akciğerden hava kaçağı oluşması, kanama, enfeksiyon ve hastalığın nüks etmesi gibi riskler görülebilir. Cerrah bu durumlara göre gerekli önlemleri alarak riskleri en aza indirir.

Pnömotoraks için yapılan kapalı ameliyat sonrası bu komplikasyonların görülme oranı %2-10 arasındadır.

Ameliyat İçin Kaç Gün Hastanede Kalmalıyım?

Ortalama olarak; sadece dren takılması durumunda 3 gün, açık ameliyatlardan sonra 4-5 gün ve kapalı – endoskopik ameliyatlardan sonra 2-3 gün hastane yatışı gerekli olur.

Pnömotoraks Hastalığının Tekrar Etme Oranları Nedir?

  • Bir kez pnömotoraks geçiren kişilerde sadece göğüs tüpü (dren) takılarak tedavi edilmesi durumunda hastalığın bir süre sonra tekrar etme olasılığı %20’dir.
  • İki kez pnömotoraks geçirmiş ve sadece dren takılarak tedavi edilmiş kişilerde bunun 3. kez olma olasılığı %50’dir.
  • Ameliyat olmuş kişilerde pnömotoraksın tekrar etme olasılığı %3-5 arasındadır.

Bir kez pnömotoraks geçiren kişide çekilecek toraks bilgisayarlı tomografisinde bu hastalığa sebep olan baloncukların olup olmadığı araştırılmalıdır. Baloncukların görülmesi durumunda VATS yöntemiyle operasyon oluşacak nüksleri engelleyecektir.


Aşağıda bize daha önce hastalar tarafından sorulan sorular ve vermiş olduğumuz yanıtları okuyabilir, sorularınız için alttaki soru bölümünü kullanabilirsiniz.

Prof.Dr. Semih Halezeroğlu

Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Başkanı